“Filhakikanın yansımalarıdır, yanılsamalarım..
Özrü pârem yıkıltılı ömrümün bir sunakta arz-ı endamı o müjdeli tevekküle.

O ki en kutlu gününde hapsi hayatının, müthiş bir arzu ile ölmekte.

*Gelmekte ve beklemekte inecek bir -satır- sertçe, hece hece.
Bilmekte/gizlenmekte, tatlı dudaklarının arasında ve,
ucunda dilinin “tıpkı” bir arı gibi ağulu kelimeleri.
Kızıl tan dağılırken öğleyin, avurtlarına çökmekte moru menekşenin..”

Efsunlu fısıltıların arasında bir kaç cümle,

“…oysa insan denizi sevmeli, şarabı sevdiği gibi.
Denizi ve evine giden patikayı sevmeli. birde ışıldayan gökkubbeyi..”

***

Rabıtası ~meçhul, ile ab-ı hayatın değdiği anı dudaklarına.

bilmezdik dolanırken bir sarmaşığa
çıkmazına çıkacağımızın -çıkamayacağımızı- bütün sokaklarına…

Reklamlar