Bana biraz da dayanma gücü veren şey, kendimi; biteviye zorlukla özenerek kurgulanmış ve fakat hep bir yerlere bağlanmayı sürdüren dünya klasiklerinden bir romanın parçasıymış gibi hissetmeye çalışmam sanırım. Gerçekten böyle hissetmeye çalışıyorum.

Yoksa, sanki yeni bir gün gibi değilmiş de, hiç bitmeyen upuzun bir güne sığmış ömür gibi soluk geçen şu mevsim, her gün karşılaştığımız şu onlarca aynı surat, artık bakışlarımıza işlemiş korku ve endişe krizleri, yalnız bir gün bütün bunlardan ilahi bir dokunuşla kurtulmaktan başka çaremiz yokmuşca üstümüze çöken, hayatlarımızı ve ruhlarımızı saran bu düşünceyle yaşamak mümkün değil.

İnsan kendisini bir şeylere bağlamak istiyor. Aklın cihetine, aşkın büyüsüne, yaratanın yüceliğine. Yaşayan ben olsaydım, yaşayamam dediği hayatın kendisine. Öyle bir bağlılık.

Okuyucunun, okuduğu romandaki karakterle kurduğu ilişkiyi bilirsiniz; onun için üzüldükleri, bazen ağladıkları, bazen onlar adına duydukları hicap ve sevinçle içlerinin nasıl dolduklarını. Bazen okuyucunun, sanki yazgısı bitmiş bir hikayenin seyrini değiştirebilecekmiş gibi; bazense sadece meraktan; zihinlerinde onlar için başka kurgular yarattığı, gerçeğin aslından nasıl bağımsızlaştırdıkları görülmüş şeydir.

Karakterleri özgür kılan yeni kurguların yaratılışı öyle huzurlu küçük kaçamaklardır ki, yazgının üzerine çöken kasvet bulutlarından görünmez bir el onları çeker ve kurtarır; onlar artık hikayelerine yeniden bağlandıklarında başka bir kurgunun da mümkün olması, hem hikayenin devam eden seyri açısından okuyucuyu, hem de umut takiyye edilen karakter için yeni sayfalar çözülen bir düğüme doğru çevrilir.

Bana biraz da dayanma gücü veren şey, işte; kendimle kurduğum ilişkiyi canlı tutan, deneysel bir hikayenin parçasıymışım gibi iyi betimlenmiş bir hikayenin karakteriyle kendimi içselleştirmek; Ve ona bir okuyucu merhametiyle yaklaşarak, henüz çevrilmemiş sayfalarda başka kurguların mümkün olduğunu ispat etmek.

Yaşamın; ancak böyle yeni kurgular yaratarak ve adına yaşanabilecek mümkünleri hafıza da diri tutarak katlanılır bir çaba olduğu inancındayım.

Reklamlar