Her insanın amacı, evrenin kozmik sırlarını keşfetmek, devletler arası siyasi ilişkileri çözümlemek ya da kutuplarda eriyen buzul parçalarına bir son vermek değil. Bu dünyaya bir misyon doğrultusunda, evvel nesillerin bıraktığı ahlaki, kültürel, politik pislikleri temizlemek ya da gelecek nesle güzel bir miras bırakmak için de gönderilmedik. Kendimize böyle görevler atayarak, yaşamı aklın cihetine bağlamayı, varlığımıza anlamlar yüklemenin gereğini anlayabiliyorum.

Kimilerinin yıldızları seyredip sevişerek, müzikler dinleyip söylerek, rutin işlerini bozmadan ya da işkolikleşerek, yazarak, çizerek hatta üzerine konduğu imkanlarını tüketerek geçirdikleri bir ömrünse anlamsız, boşa geçen, hafif bir ömür olduğu gibi bir takım entelektüel yaftalamalarınaysa katlanamıyorum. Bunun en galiz örneklerini etrafımızdaki politik hareketlerde, okuduğumuz okullarda, akademi camiasında hemen her gün görmek mümkün. Kendini pek beğenen bu eşrafın kimlik problemleri, kibir, böbür ve kaşe derdinden, hegemonik, sistematik şebekeler içerisinde konum alabilmek adına her kelamlarına düşen samimiyet ve içten pazarlıkçılık gölgesiyse aşılamaz problemleri olarak mıhlanmış vaziyette.

Aydın sınıfın tasavvur ettiği insan modeli hedonizmden uzak, çilekeş ve vakur bir yolculuğu çiziyor. Bu yola girenlerin ayaklarından çoraplarını çıkartması, instagram’da canı sıkıldıkça fotoğraf paylaşması, acıktığında iki lahmaç yanında bi büyük ayran patlatmaları yasak. Aydın sınıf korunması gereken bir prestij, yükseltmeleri gereken bir imtiyazla piyasaya sürülüyorlar. Tuhaf bir sanal gerçeklik içerisindeki benlik ve ruhlarını ve bazen meydanlarda kendilerini görebilirsiniz.

Kant’a göre düşünürsek, akli bir varlık olmayan doğa ve onun içinde akli birer varlık olan insanın yarattığı antagonizmalardaki çatışmaların gelecekteki insan için tarihin ilerletici gücü olduğunu unutmamak gerekiyor. Tarih sahnesinde hangi çatışmalardan ne doğar bilinmez ama, birbirinin etkisi düşüren iki sınıf haline gelmenin hem birey olarak bizim, hem de soy olarak insanın hiçbir faydasına dokunmayacağını anlamak sanırım zor değil.

Reklamlar